Yağmurlarla başladı diyedir belki bizim bu hikayemizdeki göz
yaşı …
Güneşli günleri sevmezdim ben zaten, tam tersine sen
hayrandın güneşli günlere. Mevsimlerden yazı severdin sen bense kış ve
sonbaharı. belki de içinin karanlığını güneşle aydınlatmak istediğin içindir. Zaten
bunu uzun uzadıya düşünmedim hiç, düşünmekte istemem. İçinde sen olan düşünceleri
sevmemeye başladım artık acı veriyor diye mi bilmem ama bunu da düşünmedim
zaten. Okuyunca sinirlenirsin sen yine ama seni sinirlendirenin ben değil egon
olacağını söylemeden geçemeyeceğim. Seslerini duyar gibiyim biliyor musun?
-Sen nasıl beni düşünmek istemezsin!
Eğer bunu ben okusaydım gülerdim kendi kendime, benim için
yazmış demezdim, beni tanımış derdim senin yerinde olsam. Fark ettin mi
bilmiyorum ne kadar çok ‘ SEN’ geçti burada ‘BİZ’ im ilişkimiz pardon ‘BEN’ im
ilişkim böyleydi çünkü hep, kendini düşünmeyen ‘SEN’cil iğrenç bir insan
oluvermiştim birden. Kendime yakıştıramadım ilk zamanlar bu ‘SEN’cilliği zamanla
oturmaya başladı ama her şey sürekli söylenen yalanlara bende inanır oluştum
‘Eğer seviyorsan kendinden çok onu düşüneceksin ! ‘Bazı kızların gözlerinde ki
parlamayı düşündüm de birden sırıtmaya başladım ‘’Ne kadar romantik bir
sööööğğz ‘’diyişleri kulağımda çınlayıverdi kulağımda. Neyse işte ben de
inandık bu romantik yalanlara. Keşke sende inansaydın o zaman işte gerçekten
‘BİZ’ olabilirdik.