5 Ocak 2016 Salı

Yağmurlarla başladı diyedir belki bizim bu hikayemizdeki göz yaşı …
Güneşli günleri sevmezdim ben zaten, tam tersine sen hayrandın güneşli günlere. Mevsimlerden yazı severdin sen bense kış ve sonbaharı. belki de içinin karanlığını güneşle aydınlatmak istediğin içindir. Zaten bunu uzun uzadıya düşünmedim hiç, düşünmekte istemem. İçinde sen olan düşünceleri sevmemeye başladım artık acı veriyor diye mi bilmem ama bunu da düşünmedim zaten. Okuyunca sinirlenirsin sen yine ama seni sinirlendirenin ben değil egon olacağını söylemeden geçemeyeceğim. Seslerini duyar gibiyim biliyor musun?
-Sen nasıl beni düşünmek istemezsin!

Eğer bunu ben okusaydım gülerdim kendi kendime, benim için yazmış demezdim, beni tanımış derdim senin yerinde olsam. Fark ettin mi bilmiyorum ne kadar çok ‘ SEN’ geçti burada ‘BİZ’ im ilişkimiz pardon ‘BEN’ im ilişkim böyleydi çünkü hep, kendini düşünmeyen ‘SEN’cil iğrenç bir insan oluvermiştim birden. Kendime yakıştıramadım ilk zamanlar bu ‘SEN’cilliği zamanla oturmaya başladı ama her şey sürekli söylenen yalanlara bende inanır oluştum ‘Eğer seviyorsan kendinden çok onu düşüneceksin ! ‘Bazı kızların gözlerinde ki parlamayı düşündüm de birden sırıtmaya başladım ‘’Ne kadar romantik bir sööööğğz ‘’diyişleri kulağımda çınlayıverdi kulağımda. Neyse işte ben de inandık bu romantik yalanlara. Keşke sende inansaydın o zaman işte gerçekten ‘BİZ’ olabilirdik.